Alt 06 Nisan 2012, 11:25   #1
NetteKeyif
 
Sincap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15 Mart 2011
Mesajlar: 16.176
Sincap is on a distinguished road
Puanlar: 48.146, Seviye: 1
Puanlar: 48.146, Seviye: 1 Puanlar: 48.146, Seviye: 1 Puanlar: 48.146, Seviye: 1
Üst seviye: 99%, 0 Gereken puan
Üst seviye: 99% Üst seviye: 99% Üst seviye: 99%
Etkinlik: 33%
Etkinlik: 33% Etkinlik: 33% Etkinlik: 33%
Standart Sağlıklı Beslenme

depresyonda beslenme - doğal beslenme hakkında - beslenme - sağlıklı beslenme hakkında

DOĞAL TEDAVİ: BESLENME


Depresyon veya ruh durumu bozuklukları toplumlarda sıklıkla görülmektedir. Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak kişide kederli ve üzgün bir duygu durumu ile birlikte görülen bazı değişiklikler de zamanla oluşmaktadır.


Depresyona beyindeki “kimyasal dengesizlik” neden olmaktadır ve antidepresan ilaçlar beynin kimyasını değiştirerek bu dengesizliği düzeltmektedir. Her ne kadar bu antidepresanlar kişilerin depresyonunu hafifletmekte ise de bu ilaçlar herkes için de etkili değildir ve bazen tehlikeli yan etkiler de oluşturabilmektedir. İlaçların yanı sıra besinler de ruh durumunda ve beyin fonksiyonlarında değişikliği sağlayabilecek en güçlü araçlardan biridir. Burada depresyonun tedavisinde besinsel faktörlerin antidepresan ilaçlara alternatif olarak nasıl doğal ve yan etki oluşturmadan bir tedavi yöntemi olabileceği üzerinde durulmaktadır.


Depresyonda, monoaminler olarak da bilinen serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin özel bir önemi vardır. Bu “mutluluk” nörotransmitterleri duyguların ve ruh durumunun kontrol edilmesinde gerekmektedir. Depresyonda serotonin düzeyleri azalmıştır. Eğer bir kişinin serotonin düzeyi düşük ise bu kişinin hücreleri arasındaki ilişki de o kadar düşüktür ve bu, kişinin ruh durumunun bozulmasına neden olur. Eğer bu ruh durumunu etkileyen nörotransmitterler depresyon semptomlarına neden oluyor ise bu kimyasalları istenilen düzeylere çıkarmak semptomların azaltılmasına yardımcı olabilir.


Monoaminler, proteinlerin yapı taşı olan amino asidlerden elde edilir. Bir amino asid olan triptofan serotoninin öncü maddesi olurken dopamin ve norepinefrinin öncü maddesi ise tirozindir. Antidepresan ilaçlarla karşılaştırıldığında özellikle triptofan ve tirozin gibi monoamin öncülerinin kullanılması, monoamin ****bolizmasının “doğal yol”larla etkilenmesini sağlamaktadır. Bu monoaminler için öncü maddelerin sağlanması, yetersiz olan monoamin düzeylerini istenilen seviyeye gelmesini mümkün kılar. Dengeli bir diyet ile beyinin bu kimyasalları depolaması ve dengelenmesi ile depresyon semptomları hafifletilebilir.


Besinlerin tüketilmesi önemlidir çünkü doğru besin öğelerinin sürekli sağlanması beyindeki kimyasalların dengede tutulması için gereklidir. Beyin kimyası tek bir öğün ile etkili bir şekilde değişebilir. Yenilen bütün besinler beyin fonksiyonlarını değiştirebilir, özellikle bazı besinler ruh durumunun, enerjinin ve bilinç durumunun değiştirilmesinde direkt etkilidir. Besinin özelliğinin zihinsel fonksiyonlar ve ruh durumu üzerinde etkisi olduğu gibi miktarlarının da önemi büyüktür.


Daha önceden de belirtildiği gibi serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin miktarlarının arttırılması depresyonun hafifletilmesini sağlar. Proteinden zengin besinlerin tüketilerek dopamin ve norepinefrin miktarları arttırılabileceği gibi, karbonhidrattan zengin besinler tüketilerek de serotonin miktarı arttırılabilir. Karbonhidratlar, serotoninin öncü maddesi olan triptofan amino asidinin kandaki düzeyini arttırır. Karbonhidratlı bir besin tükettikten birkaç dakika sonra kişinin serotonin düzeyleri artar. Fakat karbonhidratların tüm kaynakları optimal serotonin düzeylerinin sağlanmasında iyi değildir. Kompleks karbonhidratların sindirim süreci uzun olduğundan dolayı şekerin kana karışması yavaş ve sürekli olmaktadır. Bu nedenle tam tahıllarda, taze meyve ve sebzelerde bulunan kompleks karbonhidratlar triptofanın beyne ve kana uzun süreli akışını sağlar ki bu da serotoninin yüksek seviyelerde sabit kalmasını sağlar. Diğer bir taraftan rafine veya basit şekerler uzun bir sindirim süreci olmadan kana karışırlar. Bu durum kan şekerinde anlık bir yükselmeye ve dolayısıyla triptofan ve tirozinin bir anda ortaya çıkmasına neden olur. Fakat vücutta bu şekerler hızlı bir şekilde emildikleri için hipoglisemiye veya kan şekerinin düşmesine neden olur. Kan şekeri bir defa düştüğü zaman bununla beraber serotonin düzeyleri de düşmektedir. Yani basit şekerlerden kaçınmak en iyisidir.


Depresyonda belirli besin öğelerinin yetersizliği görülmektedir. Sıklıkla karşılaşılan yetersizlikler folik asit, B12 vitamini, B6 vitamini ve omega-3 yağ asidleridir.


Yapılan çalışmalarda depresyonlu hastaların %31-35’inde folik asit yetersizliğine rastlanmıştır. Depresyon, folik asit yetersizliğinde sıklıkla görülen bir semptomdur. Hatta düşük serum folat düzeyleri antidepresan ilaçlara olan yanıtın yetersiz olması ile de ilişkilendirilebilir. Her ne kadar folik asit gibi sıklıkla karşılaşılmasa da B12 vitamini yetersizliğinin de depresyona neden olabileceği bir çok araştırma ile gösterilmiştir. Folik asitten zengin olan besin kaynakları arasında kurubaklagiller ve koyu yeşil yapraklı sebzeler bulunurken B12’den zengin kaynaklar arasında ise beyaz ve kırmızı etler, balık, süt, yumurta ve yoğurt bulunmaktadır.


Depresyon sorunu olan kişilerde B6 vitamin düzeyleri de düşüktür. B6 vitamini bütün monoaminlerin amino asiden üretilmesi için gereklidir. B6 vitaminin en iyi kaynakları beyaz et, balık, yumurta gibi proteinden zengin besinlerin yanında işlenmemiş pirinç, soya fasulyesi, yulaf, buğday ürünleri, mercimek, yer fıstığı ve cevizdir.


Depresyon omega-3 yağ asitlerinin yetersizliği ile de oluşur özellikle bu durum balık yağında bulunan dokosahekzanoik asid için geçerlidir. Beynin sağlıklı sinir hücrelerini oluşturması için omega-3 yağlarına ihtiyacı vardır. Omega-3 yağ asitleri genellikle somonda, ton balığında, ringa balığında ve uskumruda bulunmaktadır. Sağlıklı bir dengenin sağlanabilmesi için bu omega-3 yağlarından zengin balıklardan haftada 90g kadar tüketilmesi yeterlidir.


Depresyonun gelişiminde ve önlenmesinde rolü olan mineraller ise kalsiyum, demir, magnezyum, selenyum ve çinkodur.


Her ne kadar bazı besinler depresyonu hafifletmek veya önlemek için işe yaramaktaysa da, şeker, doymuş yağlar, kolesterol ve işlenmiş besinler beyin düzgün çalışmasını engelleyebilir. Örneğin depresyonlu kişilerde kafeinden kaçınılmalıdır. Kafein bir uyarıcıdır ve başlangıçta serotonin miktarını yükseltir ve ruh durumunu düzeltir. Fakat tüketildikten sonra kaygı ve sinir durumlarını arttırır, kaslarda gerilmeye neden olur. Depresyondaki kişilerin ayrıca alkol tüketiminden de uzak durması gerekir. Alkol tüketimi hipoglisemiye neden olur ki bu depresyonun sıklıkla görülen nedenidir. Doymuş yağ ve kolesterol alımının da azaltılması gerekir çünkü beyin, kalp ve diğer organlara giden damarların tıkanmasına neden olabilir.


Kısacası depresyonun azaltılmasında ve ruh durumunun yükseltilmesinde en önemli bileşen uygun diyetin uygulanmasıdır. Beslenme tedavisi, doğal olan bir uygulamadır. Doğal olduğundan dolayı antidepresan ilaçlar gibi yan etkilere de neden olmamaktadır. Diyet alışkanlıklarının değiştirilmesi kişinin hayatının depresyonsuz bir hayat geçirmesinde yardımcı olabilmektedir ve bu deneyim denemeye değerdir.


ÖNERİLER


Şekeri ve şekerli besinlerden kaçının veya az miktarda tüketin.

Günde en az 3 öğün yapmaya çalışın.

Şekerli besinler yerine meyveleri tercih edin.

Bol miktarda su için.

Protein alımınıza dikkat edin.

Folik asitten, B6 ve B12’den zengin besinler tüketin.


Sincap isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla  

Bookmarks

Etiketler
Sağlıklı Beslenme


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:22.

dekorasyon Kiralık Ofis | sanal ofis sanal ofis
istanbul travestileri | istanbul travestileri | sex hikayeleri | travesti forum | film izle| ankara travesti Bilgileri | istanbul travestileri Hakkında travesti | Ankara Travesti bilgileri | istanbul travestileri | ankara travestileri Bilgileri | bayan bilgileri | istanbul travestileri Bilgileri istanbul travestileri|

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379