Alt 20 Haziran 2013, 10:30   #1
Keyifli~Üye
 
Handan_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28 Mart 2011
Mesajlar: 1.444
Handan_ is on a distinguished road
Puanlar: 5.094, Seviye: 1
Puanlar: 5.094, Seviye: 1 Puanlar: 5.094, Seviye: 1 Puanlar: 5.094, Seviye: 1
Üst seviye: 99%, 0 Gereken puan
Üst seviye: 99% Üst seviye: 99% Üst seviye: 99%
Etkinlik: 0%
Etkinlik: 0% Etkinlik: 0% Etkinlik: 0%
Standart Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu Tanımı - Borderline Kişilik Bozukluğu Psikososyal Boyut - Borderline Kişilik Bozukluğu Müdahele - Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisi


Borderline kişilik bozukluğunda, bireyin kimlik duygusunda, ilişkilerinde, duygulanımında yaygın ve süregen dengesizlik belirgindir. Bu kişiler cinsel, mesleksel ve toplumsal kimliklerinde derin güvensizlik, dengesizlik gösterirler. Sağlam bir kimlik duygusu (sense of identity) gelişmemiştir. Çabucak düş kırıklığına uğrarlar, bunaltı, çökkünlük belirtileri gösterirler. Zaman zaman antisosyal atak davranışlar, psikoaktif maddelere yönelme, hızlı yaşam çabaları, kendilerine zarar verme eğilimleri ( kendilerini jiletle kesme, sigara ile yakma, özkıyım girişimleri) gösterirler. Boşluk ve anlamsızlık, yalnızlık duygusundan yakınırlar. Özellikle yalnız kalma korkusu, yalnız kalmaya dayanamama kişinin davranışlarında belirgindir.

( Prof. Dr. Orhan Öztürk, Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, Ankara,2004).



Sınırda kişilik bozukluğu olanların en çarpıcı özellikleri duygulanımlarının yoğunluğu ve davranışlarının değişkenliğidir. Bir durumdan diğerine, bir tutumdan başka bir tutuma hızlı geçişleri olur. Çoğu, tek bir baskın görünüm sergiler, bu durum, dönem dönem, uygunsuz bir hiddetlenme ya da öfkelenmeye döner. Sık olmasa da kendi kendine zarar veren, yıkıcı davranışlarda bulunulduğu daha sonra bunların aptalca ve gereksiz bulunduğu olur. Sınırda kişilik bozukluğu olanların davranışları ve hiddetlenmeleri, süreklilik gösteren bir duygulanım aralığının bir ucundan diğerine, yumuşak ve yineleyici geçişlerin olmasından çok, öngörülemezlik ve düşünmeden davranma, tutarsızlık ve derinlemesine düşünmeden dışa vurulan dürtüsellikle belirlidir. Bu kişilerin davranışlarında kırılganlık, oynaklık, değişkenlik ve süreklilik göstermeme gibi özelliklerin yanı sıra birbirine ters duygu durumlar arasında döngüsel gidip gelmeler olur.

( Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu, Sinan Bayraktar, Kişilik Bozuklukları, Ankara, 2007).



Tüm bu tanımlamalardan sonra bu kişilerde ani duygu durum değişiklikleri, ani öfke patlamaları ve anlamsız terk edilme paranoyaları görmek mümkündür. Klinik pratikte sıkça karşılaştığımız vakaların büyük çoğunluğunda karşılaştığımız ilk semptom bu kişinin bir yakını tarafından terk edileceği korkusu, bu korkuyu yenemediği için ani öfke nöbetleri geçirdiği ve kendine zarar verme davranışıdır. Bunların yanında aşırı para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanım, pervasızca araba kullanma ve tıkınırcasına yemek yeme davranışı rastladığımız semptomlar arasındadır.



Bu kişilik bozukluğuna sınırda denmesinin sebeplerinden biri de kişinin ani duygu durum değişikliği yaşamasıdır. Örneğin kişi çok mutluyken birden depresif duygu durumuna geçebilir. Ya da kişi aniden yalnızlık korkusu yaşayabilir ve bu korkuyu yenmek için çeşitli yollara başvurabilir. Bu sınırın bir ucunu nevrotik, diğer ucunu ise psikotik olarak düşünmek mümkündür. Tam ortasında ise bu iki sınırdan birine kaymaya hazır bir kişi vardır. Kişi normal yaşam tarzına devam ederken birden nevrotik belirtiler ya da psikotik belirtiler sergileyebilir. İşte bu yüzden buna sınırda kişilik bozukluğu demek doğru olacaktır.



DSM-IV-TR’ye göre Borderline Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri şu şekilde sıralanmış ve belirlenmiştir;



A. Aşağıdakilerden beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişiler arası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli bir örüntüdür.



1. Gerçek veya hayali bir terk edilmeden kaçınmak için çılgınca çabalar gösterme.

2. Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelme, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması.

3. Kimlik karmaşası: belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı veya kimlik duyumu.

4. Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik.

5. Yineleyen öz kıyımla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar.

6. Duygu durumda belirgin tepkiselliğe bağlı instabilite.

7. Kendini sürekli boşlukta hissetme.

8. Uygunsuz, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol edememe.

9. Stresle ilişkili geçici paranoid düşünce veya ağır dissosiyatif semptomlar.

Bu kişilik bozukluğunun oluş nedenleri arasında ilk çocukluk dönemlerinde yetersiz

destek, ilgi ve disiplinin olması ya da aşırı denetimler nedeniyle bireyleşmenin, temel güven

ve özerklik duygusunun engellenmesi, özbenlik (self) sınırlarının yeterince belirlenememesi

gibi psikodinamik etkenler ileri sürülmüştür. Bütün öbür kişilik bozukluklarında olduğu gibi

kalıtımsal etkenler ve çocukluk çağında karşılaşılan örseleyici olaylar ( çocuğa yönelik şiddet,

cinsel içerikli girişimler, ana-baba ayrılmaları gibi) oluş nedenleri arasında sayılmalıdır (Prof.

Dr. Orhan Öztürk, Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, Ankara, 2004).



Bir çok araştırma ve araştırmaya göre bu kişilerin çocukluk öykülerinde cinsel istismar, anne-baba boşanması, ilgi eksikliği rastlanılan anemnez öyküleridir. Bu kişilerin çocukluk çağında yaşadıkları dramatik ve travmatik olaylar oluşan kişiliğin şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla yaşanan bu tarz olaylar kişinin öz benliğinin yapısına şekil vermekte ve karşılaşılan tablo bu şekilde oluşmaktadır. Görülme sıklığı %2 dolaylarındadır. Kadınlarda daha sık görülür. Bu hastalardan %90’ının başka bir psikiyatrik tanısı daha olur, %40’ının ise aldığı başka psikiyatrik tanı ikiden çoktur. Bu kişilerin ailelerinde duygudurum ve madde kullanım bozuklukları daha sık görülür. Annesinde böyle bir bozukluk olan kişilerin çocuklarından daha sık görülür.

(Prof. Dr.Ertuğrul Köroğlu, Sinan Bayraktar, Ankara, 2007).



Tedavi ve Psikoterapisi



Yukarıda da belirtildiği gibi Borderline Kişilik Bozukluğu’na psikiyatrik bir takım bozukluklar da eşlik edebilir. Bu durumlarda antipsikotik, antidepresan ya da duygu durum düzenleyici bazı psikofarmakolojik tedaviler söz konusu olabilmektedir. Bu kişilerin psikoterapisi kişi için ne kadar zorsa, psikoterapist için de o kadar zordur. Çünkü bu kişiler terapistten sürekli karşı transferans beklerler. Kendilerinde olan bir takım özellikleri terapistte de arar ve onaylanmayı isterler. Psikoterapide dikkat edilecek ilk şey karşı transferans yapmamak olmalıdır. Ancak yapılsa bile bunu nasıl alt ettiğini belirterek örnek vermek gereklidir. Eleştirilmeye ve reddedilmeye duyarlılığı azaltmak, kendisini ve dürtülerini kontrol etmeyi amaçlayan terapiler faydalı olacaktır. Bir diğer konu ise Borderline Kişilik Bozukluğu olan kişilerin terapi ve tedavilerinin uzun soluklu olmasıdır. Asıl amaç kökte bulunan patolojiyi gidermektir ancak bu patolojinin dallarında da bir takım bozukluklar baş göstermektedir. Bazen iş öyle boyutlara ulaşır ki, kişi terapiyi birden kesecek ve bir daha gelmeyeceğini söyleyebilecektir. Birkaç ay sonra terapiye devam etmek isteyecek ve tekrar gelecektir. Bu yüzden terapist her türlü aşağılanmaya, rencide edici sözler duymaya hazır bulunmalıdır. Borderline kişilik bozukluğu olan kişilerde sık rastlanılan durumlardan biri de öz kıyım davranışıdır. Bu gibi durumlarda kişinin hastaneye yatımı gerçekleştirilmeli ve gerekli psikofarmakolojik tedavi başlatılmalıdır.

Borderline kişilik bozukluğunun tedavisi ve terapisi hastanın bu sürece uyum sağlaması ve gerçekten iyileşmek istemesiyle doğru orantılıdır. Kişi düzelmeyi ne kadar istiyorsa iyileşme de bu yönde olacak ve süreç hız kazanacaktır. Bir başka yaklaşım ise bu kişilerin grup terapilerinden faydalanmalarıdır. Aynı patolojiden birkaç kişiyle yapılan bu terapilerde kişiler bu bozukluktan kurtulmak için izlediği yolu diğer grup üyeleriyle paylaşabilir ve diğerleri de bu konuda yüreklenerek kendi yollarını çizebilirler.



Borderline kişilik bozukluğunda hipnoterapötik yaklaşımla ilgili bir takım çalışma taslakları tarafımızdan hazırlanmakta ve bugüne kadar yapılan terapilerde olumlu gelişmeler kaydedilmektedir. Borderline kişilik bozukluğu olan kişilerde rastlayabileceğimiz bir takım savunma mekanizmaları vardır. Bunlar yansıtma (projection), yer değiştirme (displacement), inkar(denial) gibi savunma düzenekleri terapilerde kırılması ve terapist tarafından fark edilmesi gereken belirtilerdir. Terapist bunları fark ettikten sonra kişiye iç görü ve farkındalık kazandırma çalışmaları yapmakla çözüme ulaşacaktır. Yukarıda bahsi geçen asıl kök patolojinin dallarındaki kısmi patolojiler bu savunma mekanizmaları olup, izlenecek ilk adımın iç görü kazanımıyla birlikte ortadan kalkması yönünde olması gerekmektedir.



Bireysel psikoterapi, grup psikoterapisi, psikofarmakolojik tedavi ve hipnoterapi borderline kişilik bozukluğunun tedavi ve terapisinde faydalanılacak yaklaşımlardır. İyi bir bireysel psikoterapi seansından sonra grup psikoterapisindeki iyi bir etkileşim ve paylaşım bu bozukluğun iyileşmesini hızlandıracaktır. Aynı zamanda psikiyatrik başka bozukluğu olan borderline kişilerin psikofarmakolojik tedaviye başlaması da süreci kolaylaştıracak ve kişi öz kıyım ihtimalinden uzak tutulacaktır. Hipnoterapötik yaklaşım ise borderline kişilik bozukluğunun tedavi ve terapisinde sık kullanılmaya başlanan bir yoldur ve olumlu gelişmeler sağlanmaktadır.


Didem Aksu-Terapist

Handan_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla  

Bookmarks

Etiketler
Borderline Kişilik Bozukluğu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:38.

dekorasyon Kiralık Ofis | sanal ofis sanal ofis | muadil toner
istanbul travestileri | istanbul travestileri |gaziantep escort sex hikayeleri | travesti forum | film izle| ankara travesti Bilgileri | istanbul travestileri Hakkında travesti | Ankara Travesti bilgileri | istanbul travestileri | ankara travestileri Bilgileri | bayan bilgileri | istanbul travestileri Bilgileri istanbul travestileri|

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380