Alt 20 Haziran 2013, 10:32   #1
Keyifli~Üye
 
Handan_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28 Mart 2011
Mesajlar: 1.444
Handan_ is on a distinguished road
Puanlar: 5.094, Seviye: 1
Puanlar: 5.094, Seviye: 1 Puanlar: 5.094, Seviye: 1 Puanlar: 5.094, Seviye: 1
Üst seviye: 99%, 0 Gereken puan
Üst seviye: 99% Üst seviye: 99% Üst seviye: 99%
Etkinlik: 0%
Etkinlik: 0% Etkinlik: 0% Etkinlik: 0%
Standart Kadınlarda Depresyon

zihin sağlığı - ruh sağlığı - stres hakkında - deşarj olma - psikoterapi

Depresyon, çağımızda psikolojinin soğuk algınlığı olarak tanımlanmaktadır. Her insanın yaşamında en az bir kez depresyonla tanıştığı artık kabul edilen bir gerçektir.



Peki neden bu kadar yaygın olarak yaşanmaktadır? Kişi depresyonda olduğunu nasıl anlar? Neler yapması ya da yapmaması gerekir? Neden kadınlar erkeklere oranla daha sık ve yoğun depresyon yaşamaktadırlar? Psikoloji biliminin ve yapılan araştırmaların tüm bu sorular için geçerli yanıtları elbette bulunmaktadır. Varoluşsal açıdan yaklaşacak olursak aslında tüm psikolojik sorunlar ya da sıkıntılar kişinin yaşam seçimlerinden ve düşünce biçiminden kaynaklanmaktadır. Yaşamak istediğimiz yaşamla yaşadığımız yaşam arasındaki farklılık ne kadar fazlaysa ve biz yaşamak istediğimiz yaşama (bu her anlamdadır, gerek fizik koşullar gerekse psikolojik ve manevi koşullar) ne kadar çabalarsak çabalayalım ulaşamıyorsak giderek iç dünyamızdaki uyumumuz bozulmaya başlar. Sorunlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkamayan zihin, uyumunu bozarak bir hastalık üretir. Bu psikolojik hastalık kişinin aslında sorunlarla ya da yaşamda kendisini üzen her şeyle bir şekilde başa çıkma çabasından kaynaklanır. Depresyon da dahil bir çok psikolojik sorun aslında beynin bir tür, kendisine acı veren gerçeklerden kendisini ve organizmayı koruma çabasıdır. Ancak bu şekilde başa çıkmanın bedeli ruh sağlığını kaybederek ödenir.


*Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

-Uyku Düzeninin Bozulması: Daha çok uyuma ya da uyuyamama. Gecenin ortasında uyanarak bir daha uyuyamama vb.

-Yemek Düzeninin Bozulması: Eskiye oranla daha çok yemek yeme ya da yiyememe. İştahın artması ya da iştah kaybı (Yeme bozukluklarıyla karıştırılmamalıdır).

-Aktivitelerin Bozulması: Cinsel isteksizlik. Erekte olamama ve orgazm olamama sorunları. Eskiye oranla cinsel aktivitelerin azalması ya da sıfır noktasına inmesi.

-Umutsuzluk/Karamsarlık Duyguları: Bu duygular depresyonda yoğun bir şekilde yaşanır. Kişi, ne yaparsa yapsın kendi gerçeğini değiştiremeyeceğiyle ilgili yoğun bir umutsuzluk ve karamsarlık yaşar.

-İntihar Düşünceleri/Girişimleri: Depresyondaki bir kişi için en riskli konu intihar düşüncesine yatkın olmasıdır. İntiharla ilgili her söz ve davranış ciddiye alınmalıdır. "İlgi çekmeye çalışıyor" tarzı düşünmek son derece yanlış, geleneksel bir yaklaşımdır. Depresyondaki bir kişinin, depresyonda olmayan birine oranla intihar etme olasılığı 30 kat daha fazladır.

-Yaşamda Hiçbir Şeyden Zevk Almama: Depresyondaki bir kişi, önceden son derece keyif alarak yaptığı aktivitelerden bile artık haz alamaz hale gelir. Artık yaşamda hiçbir şey ona zevk vermez. Her şey karanlık ve sıkıcı görünür.

-Enerji Azalması: Depresyondaki bir kişi, günlük yaşamsal aktivitelerini bile kaliteli bir şekilde sürdürmekte zorlanır. Deyim yerindeyse, mutfağa gidip bir bardak su içmek bile ona ağır bir yük gibi gelir. Mental enerjisinin büyük bir kısmını bozulan beyin kimyasıyla birlikte hastalık emmektedir.

-Suçluluk Duyguları: Depresyondaki bir kişi, sürekli olarak geçmişte yaşadıklarıyla ilgili kendisini suçlar. Bazen yaratıcı tarafından cezalandırıldığını düşünür. Olanlar nedeniyle sürekli kendisini suçlar. Bu algısı, benlik saygısının azalmasına, kendisini adeta bir böcek gibi hissetmesine neden olur.

-Olumsuza Odaklanma: Depresyondaki bir kişinin bilişsel yapısı bozulur ve gerçeği değerlendirmesi giderek sağlıksız bir boyut alır. Seçici olarak olumsuza odaklanır ve olumlu şeyleri gözden kaçırma eğilimindedir. Olumsuz olayları abartır, olumlu olayları küçümser, olumsuz olaylardan yola çıkarak aşırı genellemelerde bulunur, ya hep ya hiç tarzında düşünür, olaylardan keyfi ve kendine göre çıkarsamalarda bulunur.


*Depresyonun Nedenleri?

-Travmatik Olaylar: Deprem, çok sevilen birinin kaybı, iş değiştirme ya da iş kaybı, ev değiştirme, cinsel tacize uğrama, kişinin ilişkisinin bitmesi gibi kişide ruhsal ve psikolojik zorlanmalara yol açan her tür yaşantı depresyona kaynaklık edebilir.

-Stres Kaynakları: İş koşulları, ilişki sorunları, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçların yeterince karşılanamaması, olumsuz yaşam koşulları vb. bir çok stres kaynağı, eğer kişinin başa çıkma mekanizmalarını aşırı zorlarsa depresyona kaynak oluşturabilir.

-Genetik Yatkınlık: Tek yumurta ikizlerinde, eğer kardeşlerden biri depresyon geçirmişse diğerinin de depresyon geçirme olasılığı %65’tir. Ciddi bir depresyon geçirmiş bir insanın çocukları depresyon geçirmemiş bir insanın çocuklarına göre daha çok risk altındadır. Ancak, genetik yatkınlığı, çevresel koşullardan ayırt etmek oldukça güçtür.

-Beyindeki Değişimler: Ciddi bir depresif rahatsızlığın başlangıcından hemen önce ya da rahatsızlık sırasında, beyinde bir çok biyolojik değişimin olduğu ispatlanmıştır. Bunlar hem hormonal düzeyde hem de hem de beynin kimyasal ve elektriksel akımında gerçekleşmektedir.


*Neden Kadınlar Daha Çok Depresyon Yaşarlar?

Günümüz yaşam koşullarında kadınlar eskiye oranla giderek daha çok toplumsal, sosyal roller yüklenmektedirler. Her tür iş kolunda artık kadınları da görmemiz mümkün. Ancak toplumun ve erkeklerin geleneksel yapısını ve anlayışını kırmak kolay değildir. Kadına yönelik geleneksel rol beklentileri (anne rolü, eş rolü, iyi gelin rolü vb.) devam etmekte, hem evde, hem de dışarıda yüklenilen yeni roller kadınların stres faktörlerini arttırmaktadır. Bütün gün yorucu iş koşullarında çalışarak evine destek olmaya çalışan kadını, eve döndüğünde de ev işleri, çocuk bakımı, eşini memnun etme gibi bir çok görev beklemektedir. Tüm bu zorlu süreçte eşini, ailesini destek olarak yanında bulamayan kadınlar, giderek kendileriyle ve toplumla olan uyumlarını bozmakta, psikolojik rahatsızlıkların temeli de bu noktada atılmaktadır.


Kim psikolojik sorun ya da sıkıntı yaşar? diye soracak olursak yanıt hemen hemen aynıdır: Yaşamından mutsuz olan insan psikolojik sorunlar yaşar. Yaşamak istediğimiz yaşamla yaşadığımız yaşam arasındaki farklılık ne kadar fazlaysa ve biz yaşamak istediğimiz yaşama (bu her anlamdadır, gerek fiziki koşullar gerekse manevi koşullar) ne kadar çabalarsak çabalayalım ulaşamıyorsak giderek iç dünyamızdaki uyumumuz bozulmaya başlar. Sorunlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkamayan zihin, uyumunu bozarak bir hastalık üretir. Bu hastalık benzer koşullarda bile kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kimi depresyona girerken, kimi panik atak olur, kimiyse obsesif-kompulsif bozukluk geliştirebilir. Bu, tamamen kişinin kumaşına göre elbise dikildiği anlamındadır. Bu psikolojik hastalık kişinin aslında sorunlarla ya da yaşamda kendisini üzen her şeyle bir şekilde başa çıkma çabasından kaynaklanır. Tüm psikolojik hastalıklar aslında beynin bir tür savunma mekanizmasıdır. İş koşullarından memnun olmayan, eşiyle ilişkilerinde ciddi sorunları olan, aldatılan, fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları yeterince doyurulmayan kadın artık bunlarla ilgilenmez olur. Onun hastalandıktan sonra tek uğraştığı şey, hastalık semptomları olacaktır. İşte beyin, bu şekilde kişiyi, kendisine acı veren ve uğraşması gereken gerçeklerden uzaklaştırır. Ancak sorunlarla bu şekilde başa çıkmanın bedeli ruh sağlığını kaybedilerek ödenir.


Bir çok kültürde olduğu gibi ülkemizde de ne yazık ki kadınların deşarj olma alanları zayıftır. Stres yüklendiği ya da morali bozulduğu zaman erkekler gibi maça gidemez, rahatça küfür edemez, içemez ya da birileriyle kavga çıkartamaz. Evde fırtına estiremez, eşini dövemez, bir şeyleri kırıp fırlatamaz. Çünkü tüm bu davranışlar erkekler için küçük yaşlardan itibaren toplumsal onay görürken kadınlar için ayıplanan ve yasaklanan davranış biçimleridir. Bir görüşe göre ise erkekler de kadınlar kadar depresyon yaşamaktadırlar. Ancak bu görüş, erkeklerin psikolojik destek almayı bir tür zayıflık veya acizlik gibi gören anlayışlarından ötürü psikolojik desteğe başvurmadıklarını, kadınların doğası gereği psikolojik destek almaya daha yatkın oldukları için uzmanların kliniklerde daha çok kadın hastaları gördüklerini savunmaktadır. Şüphesiz ki bu görüşün doğruluk payı vardır. Çalıştığımız alanlarda çeşitli sorunlarla bizlere başvuran danışanlarımızın %90’ını kadınlar oluşturmaktadır. Bu durum yukarıdaki görüşü destekler niteliktedir. Gerçekten de kültürümüzde erkekler psikolojik destek almayı bir tür acizlik ya da hiçbir işe yaramayan bir iş gibi görmektedirler. Bunda geleneksel kültürün bakış açısının ve erkeklere yüklediği "GÜÇLÜ" rolünün katkıları vardır. Ancak bu görüşün etkisi altında davranan erkekler de çok daha ciddi boyutta psikolojik sorunlar geliştirmekte ve giderek kendilerine yabancılaşmaktadırlar.


*Depresyonda Tedavi:

Depresyonda, depresyonun türüne ve boyutuna göre ilaç tedavisi başlanması faydalı olacaktır. Ancak ilaçlar hiç bir zaman tek başına sorunu çözmez ya da kaynağını kurutmazlar. Sadece bozulan beyin kimyasını düzenlerler. Psikoterapi desteği olmaksızın ilaç tedavisi geçici bir iyileşme hali sağlar. Bu yüzden bazı hastalar dönem dönem tekrar eden depresyon yaşarlar ve neden bir türlü iyileşemediklerine de anlam veremezler. Depresyonları giderek kronik bir hal alır. İyileşememelerinin asıl nedeni psikolojik danışmanlık desteği almamaları veya psikoterapi görmemeleridir. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi tüm psikolojik sorunların temel kaynağı düşünce biçimimiz, yani olaylara ve yaşama nasıl baktığımızda yatmaktadır. Düşünce biçimi de ancak psikolojik danışmanlık ya da psikoterapi süreciyle geliştirilebilir, değiştirilebilir. Depresyon tedavisinde en işlevsel olan psikoterapi tekniği "BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI PSİKOTERAPİ"dir. Bu tedavi tekniğinde daha çok olumsuz otomatik düşüncelerle ve disfonksiyonel sayıtlılarla ilgili çalışılır. İlaç tedavisiyle birlikte bu terapi sürecine de girmek gerekir. Bizi depresyona sokan yaşam olaylarını değiştiremiyorsak bakış açımızı değiştirmeyi denemeliyiz. Eğer psikoterapi gördüğünüz halde durumunuzda bir değişme olmuyorsa ya tedaviye direnç gösteriyorsunuz demektir ya da destek aldığınız uzmanı değiştirmeniz gerekiyordur. İlaç tedavisi uygulanıyorsa ve tedavi sürecini desteklemiyorsa ilaçlarınızın değiştirilmesi ya da dozunun yeniden ayarlanması gerekebilir.


Handan_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla  

Bookmarks

Etiketler
Kadınlarda Depresyon


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:15.

dekorasyon Kiralık Ofis | sanal ofis sanal ofis
istanbul travestileri | istanbul travestileri | sex hikayeleri | travesti forum | film izle| ankara travesti Bilgileri | istanbul travestileri Hakkında travesti | Ankara Travesti bilgileri | istanbul travestileri | ankara travestileri Bilgileri | bayan bilgileri | istanbul travestileri Bilgileri istanbul travestileri|

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379