Alt 06 Temmuz 2013, 09:01   #1
Keyifli~Üye
 
EliFsS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25 Mart 2011
Mesajlar: 2.176
EliFsS is on a distinguished road
Puanlar: 6.554, Seviye: 1
Puanlar: 6.554, Seviye: 1 Puanlar: 6.554, Seviye: 1 Puanlar: 6.554, Seviye: 1
Üst seviye: 99%, 0 Gereken puan
Üst seviye: 99% Üst seviye: 99% Üst seviye: 99%
Etkinlik: 0%
Etkinlik: 0% Etkinlik: 0% Etkinlik: 0%
Standart Hz. Ali (r.a.) Kimdir?

Hz. Ali r.a: Resulullah’ın amcasının oğlu damadı dördüncü halife. Babası Ebû Talib annesi Kureyş’ten Fâtıma binti Esed dedesi Abdulmuttalib’tir. Künyesi Ebu’ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası) lâkabı Haydar; ünvanı Emîru’l-Mü’minin’dir. Ayrıca ‘Allah’ın Arslanı’ ünvanıyla da anılır. Bütün gazalarda din muharebelerinde çok kahramanlık ve fedâkârlığından dolayı “Esedullah: Allah’ın arslanı” nâmını da almıştır. Hz. Ali küçük yaşından beri Resulullah’ın yanında büyüdü. On yaşında İslâm’ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice’den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamber ile Hz. Hatice’yi bir gün ibadet ederken gören Hz. Ali’ye Peygamberimiz şirkin kötülüğünü tevhidin manasını anlattığında Hz. Ali hemen müslüman olmuştu. Mekke döneminde her zaman Resulullah’ın yanındaydı. Kâbe’deki putları kırmasını şöyle anlatır: “Bir gün Resul-u Ekrem ile Kâbe’ye gittik. Resul-u Ekrem omuzuma çıkmak istedi. Kalkmak istediğim zaman kalkamıyacağımı anladı omuzumdan indi beni omuzuna çıkardı ve ayağa kalktı. Kendimi istesem ufukları tutacak sanıyordum. Kâbe’nin üzerinde bir put vardı onu sağdan soldan ittim. Put düştü parça parça oldu. Resulullah’ın omuzlarından indim. İkimiz geri döndük.” (Ahmed b. Hanbel Müsned I 384). Resul-u Ekrem en yakın akrabasını uyarmak ve hakkı tebliğ etmek hususunda Allah’u Teâlâ’dan emir alınca onları Safa tepesinde toplayıp ilâhî emirleri tebliğ edince Kureyş müşrikleri onunla alay etmişti. İkinci toplantıyı yapmasını Hz. Ali (r.a.)’ye bıraktı Ali de bir ziyafet hazırlayarak Hasimoğullarını davet etti. Resulullah yemekten sonra: “Ey Abdülmuttaliboğulları ben özellikle size ve bütün insanlara gönderilmiş bulunuyorum. İçinizden hanginiz benim kardeşim ve dostum olarak bana bey’at edecek” dedi. Yalnız Ali (r.a.) kalktı ve orada Resulullah’a onun istediği sözlerle bey’at etti. Bunun üzerine Resul-u Ekrem “Kardeşimsin ve vezirimsin ” diyerek Hz. Ali’yi taltif etti. Hz. Peygamber hicret etmeden önce elinde bulunan emanetleri sahiplerine verilmek üzere Ali’ye bıraktı ve o gece Hz. Ali Resulullah’ın yatağını da yatarak müşrikleri şaşırttı. Böylece Hz. Ali Hz. Peygamber’i öldürmeye gelen müşrikleri oyalayarak onun yerine hayatını tehlikeye atmış bu suretle Peygamber’e hicreti sırasında zaman kazandırmıştır. Hz. Ali Peygamberimiz’in kendisine bıraktığı emanetleri sahiplerine verdikten sonra Medine’ye hicret etti. Medine’de de Hz. Peygamber’in devamlı yanında bulundu bütün cihat harekâtlarına katıldı Uhud’da gâzî oldu. Bedir’de sancaktardı. Aynı zamanda keşif kolunun başındaydı; hakim noktaları tesbit ederek Hz. Peygamber’e bildirdi. Bu mevkiler işgal edilerek Bedir’de önemli bir savaş harekâtını başarıya ulaştırdı. Bedir gazasının başlamasından önce Kureyşliler’le teke tek dövüşen üç kişiden biriydi. Bu döğüşte hasmı Velid b. Muğire’yi kılıcı ile öldürdüğü gibi Hz. Ebû Ubeyde zor durumdayken yardımına koştu ve onun hasmını da öldürdü. Kendisine “Allah’ın Arslanı” lâkabı ve Bedir ganimetlerinden bir kılıç bir kalkan ve bir de deve verildi. Hz. Ali Bedir savaşından sonra Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fâtıma ile evlendi. Nikâhını Hz. Peygamber kıydı. O zamana kadar Resulullah’la oturan Hz. Ali nikâhtan sonra ayrı bir eve taşındı. Hz. Ali’nin Hz. Fâtıma’dan üç oğlu iki kızı dünyaya geldi. Hicret’in üçüncü yılında Uhud savaşında müslüman okçuların hatası yüzünden müşrikler müslümanların üzerine saldırmışlar ve Hz. Peygamber de yaralanarak bir hendeğe düşmüş ve düşman onun öldüğünü yaymıştı. Halbuki o sırada döğüşe döğüşe gerileyen Hz. Ali Hz. Peygamber’in içine düştüğü hendeğe ulaşarak onu korumaya almıştı. İki tarafın da kazanamadığı bu savaşta Hz. Ali birçok yerinden yaralanarak gazi oldu. Uhud savaşından sonra Hz. Ali “Benu Nadr” Yahudilerinin hainlikleri üzerine bu kabile ile yapılan savaşı bizzat idare etti. Bütün çarpışmalarda Hz. Ali kahramanca döğüşmüş ve müşriklerin en meşhur savaşçılarını öldürmüştür. Hudeybiye barışında sulh şartlarının yazılmasında o memur edildi. Hz. Ali sulhnameyi yazmaya şöyle başladı: “Bismillâhirrahmânirrahîm . Muhammed Resulullah….” Ancak müşrikler bu ifadeye itiraz ettiler. Hz. Peygamber “Resulullah” yerine “Muhammed b. Abdullah” yazmasını Hz. Ali’ye söylemiş fakat Hz. Ali “Resulullah” ifadesinin yazımında ısrar etmiştir. Hz. Ali Mekke’nin fethi sırasında yine sancaktardı. “Keda” mevkiinden Mekke’ye girdi. Mekke kan dökülmeden fethedildi. Hz. Peygamber ile birlikte Kâbe’deki bütün putları kırdılar. Mekke’nin fethinden sonra Resulu Ekrem Hâlid b. Velid’i Benu Huzeyme kabilesine gönderdi. Bu kabile ya cehaleti ya da bedevî olmalarından “müslüman olduk” anlamındaki “eslemna” kelimesi yerine “sabbena” dediği için Hâlid b. Velid hiddetlendi ve onlarla harp etti. Hz. Peygamber olayı duyunca çok üzüldü. Hz. Ali’yi bu hatayı telâfi ile görevlendirdi. Hz. Ali Benu Huzeyme’ye giderek öldürülenlerin diyetini ödeyip mağdur olanların zararlarını telâfi etmişti. Huneyn gazasında müslümanlar bir ara bozulup dağıldılar. Sayıları binleri bulduğu halde içlerinden ancak birkaç kişi sabredip dayanabildi. Hz. Ali bu savaşta yalnız sabırla tahammül etmekle kalmayarak gösterdiği yiğitlik ve kumandanlıkla İslâm ordusunun kendi safında toparlanmasını sağladı. Resulu Ekrem hicretin 9. yılında Tebük seferine çıkarken Hz. Ali’yi ehl-i beytin muhafazası için Medine’de bıraktı ancak bu sefere katılamadığı için müteessir oldu. Bunun üzerine Resulullah: “Musa’ya göre Harun ne ise sen bana karşı o olmak istemez misin?” dedi. Ali bu iltifattan çok memnun oldu. Berae suresinin ayetleri nazil olunca Resulullah Hz. Ali’yi Mekke’ye gönderdi. Bu suretle hiçbir müşrikin artık Kâbe-i Şerîfi bundan sonra haccedemeyeceğini bildirdi. Yemen bölgesinin İslâm’a girmesi zordu. Görev yine Ali b. Ebi Talib’e verildi. Hz. Ali “Bu çok güç bir iş” dedi. Resulullah da “Ya Rabb Ali’nin dili tercümanı kalbi hidayet nurunun memba olsun” diye dua edince Ali siyah bir bayrak alarak Yemen’e gitti kısa süren irşadları sayesinde Yemen’in bütün Hemedan kabilesi müslüman oldu. Hz. Peygamber’in vefatı sırasında hücresinde bulunanların başında geliyordu. Hz. Ebu Bekir halife seçildiği sırada Hz. Ali Resulullah’ın hücresinde tekfin ile meşgul idi. Hz. Ömer devrinde devletin bütün hukuk işleriyle ilgilenip adeta İslâm devletinin baş kadısı olarak görev yaptı. Hz. Ömer’in şehâdeti üzerine yine devlet başkanını seçmekle görevlendirilen altı kişilik şûra heyetinde yer alıp bu altı kişiden en sona kalan iki adaydan biri oldu. Hz. Osman’ın hilâfeti döneminde idarî tutumdan pek memnun olmamakla birlikte İslâm devletinin muhtelif vilâyetlerinden gelen şikayetleri hep Hz. Osman’a bildirmiş ve ona hâl çareleri teklif etmişti. Hz. Osman’ı muhasara edenleri uzlaştırmak için elinden gelen gayreti sarfetti. Hz. Osman’ın şehâdetinden sonra İslâm’ın ileri gelen şahsiyetleri ona bey’at ettiler. Ancak onun bu dönemi Allah’ın bir takdiri olarak son derece karışık bir dönem oldu. Hilâfete geçtiğinde hâlledilmesi gereken bir çok problemle karşı karşıya kaldı. Bu karışıklıklar Cemel ve Sıffın gibi iç çatışmaları doğurdu. İslâm devleti bünyesindeki bu ihtilâfları giderme konusunda büyük fedakârlık ve gayretler gösterdi. Nihayet Kûfe’de 40/661 yılında bir Hârici olan Abdurrahman b. Mülcem tarafından sabah namazına giderken yaralandı. Bu yaranın etkisiyle şehid oldu. Hz. Ali devamlı olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)’in yanında bulunduğu için Tefsir Hadîs ve Fıkıhta sahabenin ileri gelenlerindendir. Hatta Resulullah’ın tabiri ile “ilim beldesinin kapısı” olarak ümmetin en bilgini idi. Hz. Peygamber yolunda insanları hakka iletmek için büyük gayretler sarfetmiş ve hilâfet dönemi iç karışıklıklarla dolu olmasına rağmen İslâm’ın öğretilmesi ve öğrenilmesi hususunda büyük katkıları olmuştu. Medine’de duruma hakim olup yönetimi tam olarak eline aldıktan sonra öğretim için merkezde bir okul kurdu. Arapça gramerin öğretilmesini Ebu Esved ed-Düeli’ye Kur’an okutma ve öğretme işini Abdurrahman esSülemi’ye Tabiî ilimler konusunda öğretmenlik görevini Kümeyl b. Ziyâd’a verdi. Arap edebiyatı konusunda çalışma yapmak üzere de Ubade b. esSamit ve Ömer b. Seleme’yi görevlendirdi. Devlet yönetimi ve hizmetlerini; maliye ordu teşrî ve kaza gibi bölümlere ayırarak yürütüyordu. Malî işleri dağıtma ve toplama diye iki kısma ayırmazdı. Ümmetin malını ümmete dağıtırken de son derece titiz davranırdı. Kendisine bir pay ayırma noktasında gayet dikkatli olup kimsenin hakkına tecavüz etmemekte de büyük bir örnek idi. Kendisini Kûfe’de görenler kışın soğuğunda ince bir elbisenin altında tir tir titreyerek camiye gittiğini aktarırlar. Devlet yönetici ve memurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda şu yönetmeliği hazırlamıştı. 1. Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın . 2. Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın. Müslümanlar kardeşleriniz müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır. 3. Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyin . 4. Taraf tutmayın bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker. 5. Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat edin. 6. Doğru dürüst ve nazik kişileri seçin ve çıkar ummadan ve korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih edin. 7. Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyin. 8. Haksız kazanç ve ahlâksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyin. 9. Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanın. 10. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap verin. 11. Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın . 12. Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyin. 13. Esnaf ve tüccara dikkat edin; onlara gereken önemi gösterin fakat ihtikâr karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyin. 14. El işlerine yardım edin; çünkü bu yoksulluğu azaltır hayat standardını artırır. 15. Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır. 16. Kutsal görevinizin yoksul sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin onlara kötü davranmasın. Onlara yardım edin koruyun ve yardımınıza ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın . 17. Kan dökmekten kaçının İslâm’ın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri öldürmeyin. Hz. Ali bütün bu emirleri kendi nefsinde eksiksiz uygulayan bir halifeydi. Beş yıllık halifeliği çok önemli olaylarla savaş ve sıkıntılarla geçmişti. Fitnelere karşı sonuna kadar doğru yoldan sabırla mücadele etmek istedi sonunda şehid oldu. Hz. Ali İslâm’ın bütün güzelliklerine vakıftı. Çünkü o Resulullah’ın daima yanında bulunmuştu. Vahiy kâtibiydi hâfız müfessir ve muhaddisti. Hz. Peygamber’den beş yüzden fazla hadis rivayet etti. Ahkâmın nazariyatından çok amelî keyfiyetine bakardı: “Halka anladıkları hadisleri söyleyiniz. Allah ile Peygamber’in tekzip edilmesini ister misiniz?” (Buhârî İlim) demiştir. Hz. Ali’nin Hz. Fâtıma’dan Hasan Hüseyin Muhsin adlı oğulları ve Zeynep Ümmü Gülsüm adlı kızları oldu. Hz. Ali âbid kahraman cesur iyilikte yarışan takva sahibi ve son derece cömertti. Medine’de müslümanların durumu düzeldikten sonra Hz. Ali de bir hizmetçi almaya karar verip Resulullah’a gitti. Resulullah kızıyla damadının arasına girerek: “Ben size hizmetçiden daha hayırlısını haber vereyim. Yatarken otuzüç kere Allahü ekber otuzüç kere Elhamdülillah otuzüç kere de Subhanallah deyin” buyurdu. Yine bir gün yiyecek çok az yemekleri olan Hz. Ali ile ailesi sofraya oturdukları sırada kapılarına bir dilenci geldi onlar da yemeği dilenciye verdiler. Ertesi gün gelen bir yetime üçüncü gün gelen bir esire yemeklerini verdiler. Bu olay üç gün sürdükten sonra şu ayet-i kerime indi: “şüphesiz en iyiler mizacı kâfur olan bir tastan içerler. Allah’ın kullarının taşıra taşıra içeceği bir kaynak. Adağı yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar. İçleri çektiği hâlde yiyeceği miskine yetime ve esire yedirirler. ‘Biz sizi ancak Allah’ın rızası için doyuruyoruz sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz oldukça asık suratlı zorlu bir günden dolayı Rabbımızdan korkuyoruz’ derler. Allah da bu günün şerrinden onları korur. Onlara parlaklık ve sevinç verir.” (İnsan 5/11) Hz. Ali’nin “Zülfikâr” adı verilen meşhur bir kılıcı vardı. Kılıcın ağzı iki çatallı idi ve Hz. Ali’ye Resulullah tarafından hediye edilmişti. Hz. Ali’nin cömertliği insanîliği Resulullah’a olan yakınlığıyla edindiği büyük manevî miras onu yüzyıllardır halk inançlarında destani bir kişiliğe büründürmüştür. Bir gün onun dört dirhemi vardı. Birini açıktan birini gizliden birini gündüz birini de gece infak etti ve hakkında şu ayet-i kerime indi: “Mallarını gece ve gündüz gizli ve açık olarak infak edenler. Onlar için Rabbleri katında karşılıkları vardır ve üzülecek de değillerdir.” (el-Bakara 2/274). Hz. Ali’nin peygamberimizden rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler: “Günah işleyen biri pişman olur abdest alır namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse Allah’u Tealâ Nisâ suresinde ‘Biri günah işler veya kendine zulmeder sonra pişman olup Allah’u Teâlâ’ya istiğfar ederse Allah’u Teâlâ’yı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur’ buyurmaktadır.” “Üzerinde farz namaz borcu olan kimse kazasını kılmadan nafile kılarsa boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse kazasını ödemedikçe Allah’u Teâlâ onun nafile namazlarını kabul etmez. ” “Malınızın zekâtını veriniz. Biliniz ki zekâtını vermeyenlerin bunu vazife kabul etmeyenlerin namazı orucu haccı ve cihadı ve imanı yoktur. ” Peygamberimiz (s.a.s.) Hz. Ali’ye buyurdu: ” Ya Ali altıyüzbin koyun mu istersin yahut altıyüzbin altın mı veya altıyüzbin nasihat mı istersin ? ” Hz. Ali dedi: “Altıyüzbin nasihat isterim.” Peygamberimiz buyurdu: “Şu altı nasihate uyarsan altıyüzbin nasihata uymuş olursun: 1. Herkes nafilelerle meşgul olurken sen farzları ifa et. Yani farzlardaki rükünleri vacipleri sünnetleri müstehapları ifa et. 2. Herkes dünya ile meşgul olurken sen Allah’u Teâlâ’yı hatırla. İslâm’a uygun yaşa; İslâm’a uygun kazan; İslâm’a uygun harca. 3. Herkes birbirinin ayıbını araştırırken sen kendi ayıplarını ara. Kendi ayıplarınla meşgul ol. 4. Herkes dünyayı imar ederken sen dinini imar et zinetlendir. 5. Herkes halka yaklaşmak için vasıta ararken halkın rızasını gözetirken sen Hakk’ın rızasını gözet; hakka yaklaştırıcı sebep ve vasıtaları ara. 6. Herkes çok amel işlerken sen amelinin çok olmasına değil ihlaslı olmasına dikkat et.” Hz. Ali buyurdu: “Kişi dili altında saklıdır. Konuşturunuz kıymetinden neler kaybettiğini anlarsınız.” “İnsanın yaslanıp Rabbini bildikten sonra ölmesi küçükken ölüp hesapsız Cennet’e girmesinden daha hayırlıdır. ” “Kul ümidini yalnız Rabbi’ne bağlamalı ve yalnız günahları kendini korkutmalıdır. ” “Cahil bilmediğini sormaktan utanmasın. Âlim içinden çıkamayacağı bir meselede en iyisini Allah’u Teâlâ bilir’ demekten sakınmasın.” “Sizin için korktuğum şeylerin en başında nefsinin isteğine uymak ve uzun emelli olmak gelir. Birincisi hak yoldan alıkoyar; ikincisi ise ahireti unutturur. ” “Amellerin en zoru üçtür. Bunlar; nefsin hakkını verebilmek her halde Allah’u Teâlâ’yı hatırlayabilmek kardeşine bol bol ikramda bulunabilmektir. ” “Takva hataya devamı bırakmak; aldanmamaktır . ” “Kalpler kaplara benzer. Hayırlı olanı hayırla dolu olanıdır.” “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. ” Hz. Ali bu ümmetin en ileri gelenlerinden biri olarak İslâm’ın bize kadar gelmesinde büyük rolü olan sahabelerdendir
EliFsS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla  

Bookmarks

Etiketler
Hz. Ali (r.a.) Kimdir?


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:19.

dekorasyon Kiralık Ofis |
istanbul travestileri | istanbul travestileri | sex hikayeleri | sex hikayeleri | Penis Büyütücü | travesti forum | film izle| ankara travesti Bilgileri | istanbul travestileri Bilgileri istanbul travestileri Hakkında travesti | Ankara Travesti bilgileri | istanbul travestileri | ankara travestileri Bilgileri | bayan bilgileri | türkçe porno izle | bursa escort bursa escort ankara travestileri| Sakarya Travestileri istanbul travestileri Bilgileri ankara travestileri Bilgileri istanbul travestileri|

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374