İletmezsen Ölümü Ye
Epostama gönderilen forwatlanmış (türkçe karşılığı saçma oluyor) mailleri aslında kolay kolay okumam ama bu sefer gelen postanın başlığı ilgimi çekti “İletmezsen Ölümü Gör” ve okudum, en az başlığı kadar kendiside ilginç ve gerçektende güzel bir noktaya değinmiş hazırlayan şahıs. Bir nevi klasik forwatlı mail içeriklerini dalgaya almış ve “Bu zamana kadar bana zincir e-posta gönderen tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim” diyerek lafa başlamış, yazının devamını mutlaka okuyun pişman olmayacaksınız.
Bu zamana kadar bana zincir e-posta gönderen tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim;
- Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanıldığı öğrendiğim kolayı içemez oldum.
- Aids virüsü taşıyan iğneler kıçıma batar korkusuyla sinemaya gidemez oldum.
- Deodorantlar kanser yapıyor diye sayelerinde artık bir domuz gibi kokmaya başladım.
- Telefon hattımı kullanıp bana borç takarlar korkusuyla telefonlara da cevap vermiyorum.
- İçinden fare ya da fare zehiri çıkar diye hiçbir kutu içeceği içmiyorum.
- Çok sevdiğim içkime ilaç koyup beni uyuturlar,organlarımı çalarlar ve buz dolu bir küvetin içinde uyanırım diye bana yaklaşanları da tersliyorum.
- Neyim var neyim yoksa satıp hastanede yatan ve büyük ihtimalle ölmek üzere olan çocuklara yatırmayı düşünüyorum.
- Mail listesine katılırsam alacağım söylenen para, bilgisayar, cep telefonu ya da gezileri beklemekten de evden dışarı çıkamaz oldum.
- Tuz Gölü’ne Konya’nın katkılarından dolayı yemeklerim tuzsuz tatsız.
- Msn paralı olacak;Adam yeşerecek mi,sararacak mı beklemekten de gına geldi.
- Excel hala ne zaman emekli olacağımızı da bildirmedi.
- Bir maili forward etmedim, başıma ne belalar gelecek diye korkuyla beklemekten ruh sağlığımı da kaybettim.
- Multipl skleroz olunuyormuş diye diyet ürünleri düşmanıma bile tavsiye etmiyorum.
- Yerli malı kullanacağım derken marketlerde barkodu 869 ile başlayan ürünleri aramaktan da gözlerimin biraz daha bozulduğunu farkettim
Sevgili dost ve arkadaşlarımdan gelen;’lütfen okuyunuz’, ‘çok önemli’, ‘aman virüse dikkat’, ‘bilmem kim para dağıtıyor’, ‘en az beş kişiye yolla’, ‘inanmadım ama doğruymuş’, ‘kişiliğini test et’, ‘tıkla para yolla, tıkla yardım et’, ‘bilmemkim seni gözetliyor’, ‘bilmem kime mail at, haddini bildir’, ‘onu yeme bunu ye’ şeklinde başlayan kerameti kendinden menkul, nev’i şahsına münhasır bu mailler sayesinde hep beraber ‘kafayı çizme’ye ne kadar yakın olduğumuzu da müşahade etmiş oldum.
NOT: Eğer bu maili 60 saniye içinde 1200 kişiye göndermezsen;
Bilesin ki bir kuş sabah akşam kafana sıçacak ve hayatı sana dar edecektir.Bir Dost…
İlgili Yazılar
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


Hande mi yener, Funda mı arar hayır Seray sever.
Bu üçüne önce Nejat işler sonra da Ahmet çakar.
Bu geyik Celal’i bayar, bu geyiğe dayanamayan Ferhat göçer, yıllar sonra bunlar tarih olur, o tarihi de Gönül yazar, Mehmet okur.
Bu mesaji 10 kişiye gönderirsen dileklerin kabul olur.
Buna da anca Kadir inanır..